İman Hakikatleri

Arum Zambağının Çekici Tuzağı

Çiçeğin son derece ilginç bir yapısı vardır. Polenlerinin bulunduğu bölüm, beyaz yapraklı yapının içinde dip taraftadır ve dışarıdan görünmez. Bu yüzden sadece koku yaymak böceklerin dikkatini çekmek için yeterli değildir. Polenler döllenmeye hazır olduğunda zambak saldığı kokuyla birlikte, çiçeğinin dışta kalan bölümünü de ısıtır. İşte bu yalnızca aydınlık saatlerde ve bir gün içerisinde gerçekleşen ısınma ve koku böcekler için çok çekicidir.

Devamı…

İlk Nefes Öncesi Hazırlıklar

Anne karnındaki bebek gelişimini devam ettirirken, anne normal hayatına devam eder. Vücudundaki tüm değişimler kendi kontrolü dışındadır. Bebeğin gelişimi ve hayata normal bir insan olarak gelebilmesi için gerekli tüm ayrıntıları Allah en mükemmel şekilde yaratmıştır. Böylece hem fetüs halindeki bebeğin yaşaması için gerekli her türlü ihtiyacı karşılanmış olur, hem de anne bebeği yaşatabilmek için ne yapması gerektiğini düşünmekten kurtulur.

Zaten düşünse de yapabileceği hiçbir şey yoktur. Mesela, fetüsün vücudundaki artık maddeleri kendi böbreklerine alıp temizlemek ve dışarı atmak, hiçbir annenin kendi başına yapabileceği bir iş değildir. Yeni bir insanın dünyaya gelebilmesi için tüm ihtiyaçları ve sistemleri en güzel biçimde tespit ve inşa eden Allah’tır.

Devamı…

Bilinç ve Sırları

İnsanı diğer tüm canlı ve cansız varlıklardan ayırt eden bilinç sahibi oluşudur. Peki bilincimizin kaynağı nedir? Eğer cevabınız “beyin” ise yanılıyorsunuz demektir. Çünkü beynimiz de aynı bir sandalye veya bir bardak gibi atomların yanyana gelmesiyle oluşmuş bir madde yığınıdır.Sandalyenin atomları düşünemediğine göre, beyninizdeki atomlar dadüşünemez. Bu da gösterir ki bilinciniz farklı bir kaynaktan gelmektedir. Bu kaynak, ruhtur.

Devamı…

Hücre İçinde Mekanik Yolculuk: Mikromotorlar

Vücudumuzda çalışan mikroskobik motorlar olduğunu biliyor muydunuz? Gözle görülmeyen bu motorların her biri birer mühendislik ve mekanik harikasıdır. İşlevleri birbirinden farklı olan bu minik parçaların bize verdikleri ortak bir mesaj vardır:

Devamı…

120 Kg Taşıyacak Güçteki Küçük Canlı

Biröylesine etkili sekilde tavana yapışır ki, tek bir parmağı tavana yapışık halde asılı durabilir. Dr. Kellar Autumn’a göre, kertenkele 120 kiloluk bir ağırlığı kaldıracak kadar büyük bir kuvvet oluşturabilecek yapıya sahiptir.

Devamı…

More Articles…

  • Şifa Kaynağı Bir Bitki: Zeytin
  • Algıları Saklayan Hafıza Molekülü
  • Beyinde Yaratılan Maddenin Aslı: Allah’ın Sanatını Görmek İçin Önce Bunu Okumalısınız!
  • Hücre İçi İstihbarat Birimleri

    20 Milyon Yıllık Örümcek Fosili ve Evrimin İmkansızlığı –

    Karıncalardan ağaçlara, yarasalardan köpek balıklarına kadar çok çeşitli türlere ait yaşayan fosiller mevcuttur. Bu durum, doğa tarihi boyunca hiçbir evrimleşme yaşanmadığının kesin bir belgesidir.

    Devamı…

    İki Göz ile Tek Görüntü

    Bu iki görüntü arasındaki küçük farklılıkları algılayıp yorumluyor olmamız görüntüye derinlik verir.

    Hiç Allah’ın insanlara neden iki göz verdiğini merak ettiniz mi? Elbette bunun büyük hikmetleri vardır. Aslında her iki göz de ayrı ayrı görür ve değişik açılardan baktıkları için, her birinde ayrı ayrı görüntüler oluşur. Gözler arasında 5 cm’den biraz daha fazla bir aralık olduğu için, her iki retinada oluşan görüntüler birbirlerinden farklıdır. Her bir gözden gelen görüntü iki boyutludur. Bu iki boyutlu görüntüler, ayrı ayrı sinirler vasıtası ile beyne taşınır ve beyinde birleştirilerek, üç boyutlu tek bir görüntü haline getirilir. Bu sayede cisimler arasındaki mesafe ve derinlik algılanır.

    Bu durum çok basit bir deneyle ispatlanabilir. Tek gözünüzü kapadıktan sonra, bir dikiş iğnesine iplik geçirmeye çalışın. Göreceksiniz ki, bunu başaramayacaksınız. Tek gözle derinlik algılanamadığından, iğne ile iplik arasındaki küçük mesafe farkını algılayamayacak ve ipliği deliğe geçiremeyeceksiniz.

    Devamı…

    Beş Duyu ile Algıladıklarımızın Tamamı, Beynimizdeki Elektrik Sinyallerinin Yorumlanmasıdır

    İnsanların bazıları, görüntünün beyinlerinde oluşan elektrik sinyallerinden ibaret olduğuna kanaat getirseler de, başka bir algının, örneğin dokunmanın farklı olduğu hissine kapılabilirler. Bir şeye dokunarak veya onu koklayarak maddenin gerçeğine ulaşabildiklerini zannedebilirler. Ama aslında yine, beyinlerindeki elektrik sinyallerinden başka bir şeyi algılamamaktadırlar.

    Devamı…

    Genlerdeki Programlanma

    (Allah) Onu hangi şeyden yarattı? Bir damla sudan yarattı da onu ‘bir ölçüyle biçime soktu.’ Sonra ona yolu kolaylaştırdı. (Abese Suresi, 18-20)

    Yukarıdaki ayette “ölçüyle biçime soktu” olarak çevrilen “kadderehu” kelimesi, Arapçada “kadere” fiil kökünden gelmektedir ve “ayarlamak, ölçüp biçmek, planlamak, programlamak, geleceğini görmek, Allah’ın birşeyi (kaderde) yazması” anlamlarına gelmektedir.

    Devamı…

    Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Evrimin Açıklayamadığı Bir Konu: Uyum ve Simetri

    “Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O, herşeyi bilendir.“(Bakara Suresi, 29)

    İçinde yaşamımızı sürdürdüğümüz dünyada ve dünyanın yer aldığı evrende çok büyük bir uyum vardır. Pencereden dışarıya sadece bir göz attığımızda bile bu uyumun pek çok deliliyle karşılaşırız; gökyüzündeki bulutlar, ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve bunlara benzer tüm örneklerde kusursuz bir düzen ve simetri söz konusudur.

    Devamı…

    More Articles…

    • 1500 km Uzaktan Tam İsabet
    • Aylık: Mercek Sayı 34
    • Gece Avlanan Balıkların Işığı Bakteriler
    • Akıllı Silahlar: Antikor

      Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Balarılarındaki Mükemmel Düzenin Kaynağı Nedir?

      “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır…” (Nahl Suresi, 68-69)

      Devamı…

      21. Yüzyılın Yeni Enerji Kaynağı

      Tüm bu sebepler, günümüzde yeni enerji kaynakları arayışına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda ise yeni enerji kaynaklarının çeşitliliğinde bir artış yaşanmaktadır. Bu kaynakların neredeyse tamamının ortak yönüyse, çevre için kısa ve uzun vadede olumsuz etki meydana getirmemeleridir. İşte bu kaynaklardan birisi olan ve bilim adamları tarafından gelecekteki en önemli enerji kaynağı olmaya aday gösterilen, Bitkisel yağlardan elde edilen ‘biyodizel’i sizler için araştırdık…

      Devamı…

      Şu Anda Rüyada Olabilir misiniz?

      Elinizdeki Bu Dergiye Dokunmuyorsunuz !Size şu anda elinizde tuttuğunuzu düşündüğünüz bu derginin, yazı ve resimleriyle, parlak ve canlı renkleriyle, aslında beyninizde seyrettiğiniz üç boyutlu bir görüntü olduğunu, hatta biraz daha detaya inerek derginin kapağına elinizi sürdüğünüzde hissettiğiniz altın yaldızlı kabartmaların da, aynı şekilde beyninizde dokunduğunuz dergiye ait olduğunu söylesek, bunun bir varsayım olduğunu düşünebilirsiniz… Ama bu bir varsayım değil, bilimin ortaya koyduğu kesin bir gerçektir. 

      Devamı…

       

      Şifre Çözücü Antenler ve Vücudumuzdaki Santraller

      100 trilyon hücrenin kendi aralarındaki ve her bir hücrenin kendi içindeki haberleşme sisteminin, saniyelerle ölçülecek kadar kısa bir zaman için devre dışı kalması ve hücresel mesajların yerine ulaşamaması ölümle sonuçlanabilir.

      Günümüzdeki haberleşme sistemleri en ileri teknolojiye sahip elektronik ve mekanik aygıtlar kullanılarak kurulmuştur. Oysa hücre içi haberleşme sistemleri, insanoğlunun sırlarını henüz çözemediği kadar ileri bir teknolojiye sahiptir. Hücreler arasında kurulu haberleşme sistemi birçok açıdan insanların kullandıkları haberleşme sistemlerine benzer. Örneğin hücrelerin zarları üzerinde kendilerine ulaşan mesajları algılamalarını sağlayan “antenler” bulunmaktadır. Bu antenlerin hemen altında ise hücreye ulaşan mesajın kodunu çözen “santraller” bulunur.

      Devamı…

      Görebildiğimiz Dünyadan Farklı Bir Alem: Mikrodünyalar

      Evinizde tek başınıza oturuyorsunuz. Acaba gerçekten yalnız mısınız?

      “Evet, yalnızım dediğiniz anda aslında oldukça fazla sayıda canlı ile berabersiniz. Vücudunuzda sizinle birlikte yaşayan ve sizi sürekli olarak koruyan kimi zaman da hastalanmanıza neden olan bakteriler, oturduğunuz koltuktan halınıza, soluduğunuz havaya kadar her yere yayılmış durumdaki akarlar, mutfağınızda birkaç gündür dışarıda beklettiğiniz yiyeceklerde üremeye başlayan küf ve mantarlar Bunların hepsi kendi yaşam şekilleri, beslenme sistemleri ve çeşitli özellikleri ile apayrı bir alem oluştururlar.

      Devamı…

       

      More Articles…

      • Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Balarısı Kovanındaki Düzen
      • Ağaç Köklerinin Küçük Yardımcıları
      • İnsanlar Uykudadır Ölümle Uyanırlar
      • Adrenalinin Öğrettiği Taktik: ”Savaş ya da Kaç”

        Güneş Işınlarından Koruyan DNA Tamircisi Enzim: Fotoliyaz

        • DNA enzimlerinin en önemli görevlerinden biri, DNA molekülünün tamir edilmesine yardımcı olmaktır. Fotoliyaz enzimi bu tamirci enzimlerden biridir ve hücreyi güneş ışınlarından korur.

          Devamı…

        Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Kuşların İlgi Çekici Yuvaları

        Göklerde ve yerde bulunanlar O’nundur; hepsi O’na ‘gönülden boyun eğmiş’ bulunuyorlar. Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O’dur; bu O’na göre pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce misal O’nundur. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Rum Suresi, 26-27)

        Devamı…

        Ağaçların Düşündürdükleri

        Apartmanınızın bodrum katındaki deponun içindeki suyun, hidrofor veya herhangi güçlü bir motor kullanmadan üst katlara çıkması imkansızdır. İşte ağaçlarda da hidrofor benzeri güçlü bir pompalama sistemi vardır. Allah her ağacı gerekli tüm teçhizatı ile birlikte yaratmıştır. Öyle ki, birçok ağaçtaki pompalama sistemi evlerde kullanılan hidroforun pompalama sisteminden, kıyas dahi edilemeyecek kadar üstündür.

        Devamı…

        İç Organlarımızı Koruyan Sıvılar


        Burada sayılan özellikler teknik aletlere değil, bedenimize aittir ve dünyanın en kompleks makinesi olan vücudumuzdaki sıvıların görevlerinden sadece birkaçıdır…

        Bu sıvılar nelerdir? Vücudumuzun nerelerinde görev yaparlar? Onların olması yaşamımızı nasıl etkiler? Bu gibi sorulara yanıt ararken unutmamamız gereken en önemli konu, tüm kainatın olduğu gibi, vücudumuzdaki bu sıvıların da, Yüce Rabbimiz’in ilhamı ile hareket ettikleri ve her an O’nun kontrolünde olduklarıdır.

        Devamı…

        Güncel: İlmi Araştırma Sayı 81

        Karıncalarda Emeklilik

        Yaprak kesen karıncalar (Atta cephalotes) yaşamlarına, yaprak kesmeye yarayan jilet gibi keskin çenelerle başlıyorlar. Fakat zamanla bu çeneler keskinliklerini yitirmeye başlıyor ve yaşlı

        Devamı…

        More Articles…

        • Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Kör Mimarlar: Termitler
        • Ağaçlardaki Mühendislik Harikası
        • İşitme Sistemimizdeki Yankılanmama Mucizesi
        • Güncel: İlmi Araştırma Sayı 78

          Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Tehlike Anında Birbirlerine Destek olan Canlılar

           
             

          “Göklerde İlah ve yerde İlah O’dur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.”

          (Zuhruf Suresi, 84)

          Sürü halinde yaşayan hayvanlar tehlike anında birbirlerini hem uyarırlar hem de tehlikeye birlikte karşı koyarlar. Örneğin küçük kuşlar, doğan veya baykuş gibi yırtıcı kuşlar bölgelerine girdiklerinde topluca bu hayvanların çevresini sararlar. Bu arada çevredeki diğer kuşları da bölgeye çekmek için özel bir ses çıkartırlar. Küçük kuşların topluca gösterdikleri saldırgan hareketler, yırtıcı kuşları genellikle bölgeden uzaklaştırır. Bir arada uçan bir kuş sürüsü de aynı şekilde tüm sürü üyeleri için bir koruma sağlar. Örneğin sürü halinde uçan sığırcıklar aralarında geniş bir mesafe bırakarak uçarlar. Ancak bir doğan gördüklerinde aralarındaki boşlukları kapatırlar. Böylelikle doğanın sürünün ortasına dalmasını zorlaştırırlar, doğan bunu yapsa bile kanatlarını sakatlar ve avlanamaz.

          Devamı…

           

          Ağaçlar Uzar, Ama Nereye Kadar?

          (Ian Woodward, “Plant science: Tall storeys“ Nature 428, 22 Nisan 2004, sf. 807 – 808), (George W. Koch, Stephen C. Sillett, Gregory M. Jennings & Stephen D. Davis, “The limits to tree height”, Nature 428, 22 Nisan 2004, sf. 851 – 854)

          Ağaçta apaçık bir tasarım vardır. Ağacı meydana getiren hücreler; kök, gövde, kabuk, su kolonları, dallar ve yaprakları oluşturacak şekilde organize olmuştur. Hücreler ağacın yaşamını sürdürmesi için gerekli fonksiyonları yerine getirecek parçaları oluşturmakta, bu parçalar arasında da sistemli bir işbirliği yürütülmektedir.

          Ayrıca bir ağaç, kimyasal üretim yapan dev bir fabrika gibidir. Burada çok karmaşık kimyasal işlemler, kusursuz bir plan dahilinde yürütülür. Bu işlemleri yürüten organların bilgisayar gibi hesaplamalar yaptığına dair deliller mevcuttur. ( “Bilgisayar Gibi Çalışan Bitki Yaprakları” )

          Bir ağaçla ilgili en çarpıcı gerçeklerden biri, bu organizasyon ve sistemlerin bilgisinin, ağaç henüz küçük ve yuvarlak bir tohum halindeyken, DNA’sına yüklenmiş olmasıdır. Tohum, DNA’sında yüklü talimatları izleyerek kendisiyle görünüm ve ebat açısından hiçbir benzerlik taşımayan dev bir yapya dönüşür. Bir tohumun toprağa düştükten ve biraz nemlendikten sonra kök salıp dallanarak bir ağaca dönüşmesi, Allah’ın kusursuz yaratmasının apaçık bir göstergesidir.

          Devamı…

          Güncel: İlmi Araştırma Sayı 26

          Günümüzde yapılan her yeni araştırma sonucunda, insanların yaşamlarına olumlu etki edecek pek çok bulgu elde ediliyor. Allah’ın izniyle, teknolojinin hızla gelişmesiyle varılabilen bu sonuçlar, sonsuz rızık veren Allah’ın insanlar için yarattığı birbirinden güzel nimetlerin farkına varmamıza vesile oluyor.

          Devamı…

          İşitme Sistemimizdeki Mükemmel Uyum

          İnsan vücudunun yapısını günümüze kadar birçok farklı bilim dalı altında inceleyen uzmanlar, yaptıkları matematiksel incelemeler sonucunda kulağın yapısı ile ilgili bu önemli soruya yanıt buldular. Son yıllarda yapılan biyolojik araştırmalar göstermiştir ki; insan vücudundaki altın oran sadece insanın fiziksel görünümünde bulunmaz.

          Devamı…

          Allah (cc)’nin Yaratma Sanatından Örnekler: Yunuslardaki Mükemmel Tasarım

          Yaratılış Harikası Yunuslar

           

          Yunuslar her nefes alışlarında ciğerlerinin % 80-90’ını havayla doldururlar. Oysa çoğu insan için bu oran ancak % 15’i bulur.Yunuslar için nefes almak insanlarda veya diğer kara memelilerinde olduğu gibi bir refleks değildir, iradeli bir harekettir.Yani biz nasıl yürümeye karar veriyorsak, yunuslar da nefes almaya karar verir

          Devamı…

          More Articles…

          • Ağacın Dizaynındaki Üstünlük
          • Güncel: İlmi Araştırma Sayı 20
          • İşitmedeki Eşsiz Sanat
          • Allah (cc)’nin Yaratma Sanatı: Oksijensiz Kalbi Atan Balık

            ğacın Sert Ve Dayanıklı Yapısı Nasıl Oluşur

            “Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü? Onun ağacını sizler mi inşa ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşa eden Biz miyiz? Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık. Şu halde büyük Rabbini ismiyle tesbih et.” (Vakıa Suresi, 71-74)

            Ağacın direnç ve dayanıklılığını artıran nedir? Tahta, hangi üç ana materyalden oluşur? Tahta hangi özelliği nedeniyle mermi ve bomba gibi yüksek hıza sahip ve tahribatı güçlü parçalara karşı koruma sağlamak için geliştirilen maddelerde taklit edilmektedir?

            Devamı…

            Güncel: İlmi Araştırma Sayı 19

            Günümüzde yapılan her yeni araştırma sonucunda, insanların yaşamlarına olumlu etki edecek pek çok bulgu elde ediliyor. Allah’ın izniyle, teknolojinin hızla gelişmesiyle varılabilen bu sonuçlar, sonsuz rızık veren Allah’ın insanlar için yarattığı birbirinden güzel nimetlerin farkına varmamıza vesile oluyor.

            Devamı…

            Çağın En Yaygın Hastalığı: Kalp Krizi ve Korunmanın Yolları

            Bunun anlamı, tüm kanın, vücuttaki her hücreyi 1000 kere ziyaret etmesi, gerekli besinleri onlara iletmesi, oksijeni verip karbondioksiti alması, hasarları tamir etmesi, aksaklıkları gidermesi ve artıkları toplamasıdır. Vücuttaki her hücre, Allah’ın izniyle kalbin bu yorulmak bilmez gayreti sayesinde günde 1000 defa kontrolden geçirilir. Bu şekilde kalp günde 8 bin litre kan pompalar.

            Bu kadar hayati öneme sahip bir organ olan kalbimizin çalışmasına engel olan her şeyin hemen fark edilmesi ve hasarları önlemek için tedavi edilmesi gerekir. Günümüzde kalp hastalığı birinci sıradaki ölüm nedenidir ve en belirgin nedeni kalp krizidir. Bu nedenle de kalp krizi belirtilerinin daha iyi tanınması ve tedavi seçeneklerinin artırılması için yoğun çaba harcanmaktadır.

            Tags:

            Devamı…

            Örümceğin İplikçik Üretme Mekanizması

            Her örümcek, farklı işlevler için farklı niteliklere sahip iplikler üretir. Diatematus isimli örümcek, karnındaki salgı bezlerini kullanarak yedi farklı tipte ipek üretebilir.

            Devamı…

            Çölde Uyuyarak Ayakta Kalan Bitkiler

            Ancak bu kurak ortam daha yakından incelendiğinde özel özellikleri ve farklı çeşitleriyle çok zor koşullarda yaşayan bitkiler dikkat çekmektedir. Yaşamlarını sürdürmek için uykuda kalan bitkiler de bunlardan biridir. Çöl bitkilerinin aşırı sıcakla ve susuzlukla mücadele etmek için kullandığı birkaç yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden biri de “uykuda kalmak”tır.

            Devamı…

            More Articles…

            • Fiziksel Varlığın Sınırı: Kuarklar
            • 25 Gramlık Denetim Uzmanı: Tiroid Bezi
            • 515 Milyon Yaşındaki Optik Tasarım
            • Çöl Sıcağından Etkilenmeyen Yapraklar

              Evrendeki Güçler Arasındaki Olağanüstü Denge

              Uzayda sayıp bitiremeyeceğimiz kadar çok sayıda yıldızlar, gezegenler, dev galaksiler, milyarlarca güneş sistemi, göktaşları, karadelikler, süpernovalar ve evrenin sonsuzluğunda yer alan adı konulmamış daha nice ayrıntı bulunduğunu hemen herkes bilir.

              Devamı…

              Allah (cc)’nin Yaratma Sanatı: Palmiye Ağacı Böcekleri Yaprağa Nasıl Tutunurlar?

              Palmiye böceği, 21. yy elektronik mühendisliğine ışık tutan önemli bir icada model oluşturmaktadır.

              Saldırıya uğradığında kendini saldırgan gidene kadar yaprağa yapıştıran palmiye böceği bu sırada yaklaşık 120,000 adet yağ damlası kullanarak, bulunduğu yaprağa sıkıca yapışır.

              Devamı…

              İğneleri İle Kendini Koruyan Passiflore Çiçeği

              İlgi çekici bir güzellikte olan Passiflore çiçeği, yaprakları üzerinde yer alan küçük iğneler sayesinde düşmanı olan tırtıllara karşı koyabilmektedir. Bu iğneler, yumurtadan çıkan tırtılların en ufak bir yer değiştirmesi halinde bedenlerine saplanır. Böylece, Passiflore çiçeği, bu tırtıllar henüz doğup ona zarar vermeden önlemini almış olur.

              Bu, ona Allah’ın özel olarak verdiği bir savunma sistemidir. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlayan Allah yeryüzündeki tüm bitkilerin bulundukları ortamda gereken her türlü ihtiyaçlarını yaratmıştır. Allah her şeyin hakimidir. Allah tüm evrende olan biten her şeyden haberdardır.

              Adrenalinin Öğrettiği Taktik: ”Savaş ya da Kaç”

              Tehlikeyle karşılaşan insanların büyük çoğunluğu yaşamlarını mucizevi bir sıvıya borçludur. İnsanların en çok ihtiyaç duydukları anda yanlarında olan, yaptığı etki ile insanların hayatlarını kurtaran, bu mucizevi sıvı, insanların tehlikede kaldıklarında daha güçlü, daha çevik, daha hızlı ve daha dikkatli olmalarını sağlamaktadır. Örneğin bir pilotun arıza yapan uçağı hava alanına hiçbir tehlike yaşamadan indirmesine ve üstün bir başarı göstererek yüzlerce insanın hayatını kurtarmasına vesile olan bu mucizevi sıvıdır.

              Devamı…

              Evrendeki Çeşitliliğin Kaynağı: Elementler

              Elementler, aynı cins atomlardan meydana gelen basit maddelerdir. Uranyum gibi radyoaktif elementlerden şekillendirilebilen demire, oda sıcaklığında sıvı olan civaya kadar çok geniş yelpazede bir çeşitliliğe sahiptirler. Elbette bu çeşitliliği mümkün kılan, Allah’ın yoktan var ettiği elementlerin kimyasal yapısıdır.

              Devamı…

              More Articles…

              • İpek Böceğinin Mucizevi Öyküsü
              • Çiçekli Bitkiler Olmasaydi, Ne Olurdu?
              • Adrenalin Tehlike Anında Bedene Nasıl Enerji Verir?
              • Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz

                Çok Amaçlı Kullanılabilen Balina Yağı

                Yunus ve balinaların vücutları yağ tabakası ile kaplıdır. Bu tabaka balinalara nefes almaları için yüzeye çıkabilmelerini sağlayan doğal bir şamandıra görevi görür. Aynı zamanda bu sıcakkanlı memeliyi okyanusun soğuk sularından korur.

                Devamı…

                100 Trilyon Hücreyi Besleyen Makine: Kalp

                Sizi meydana getiren ve tıpkı sizin gibi “canlı” olan yaklaşık 100 trilyon hücreye hayat veren; bu hücrelerin nefes alıp vermelerini ve beslenmelerini sağlayan, onları temizleyen, hastalıklarını iyileştirmek ve onları düşmanlardan korumak için hiç durmadan çalışan bir makineyi vücudunuzda taşıdığınızdan haberdar mısınız? Kalbiniz, sizi oluşturan hücreleri, dolayısıyla sizi yaşatmak için tüm ömrünüz boyunca çalışır.

                Devamı…

                Allah (cc)’nin Yaratma Sanatı: Muhteşem Bir Avcı Su Miğferi

                Utricularia vulgaris, diğer adı ile su miğferi, kireçsiz sularda ve bataklıklarda sarı çiçek açan böcekkapanlar grubundan bir su bitkisidir. Su miğferi, yapraklarının üzerinde taşıdığı minik, içi boş kesecikler yardımıyla avlanır.

                Devamı…

                En Zor Koşullarda Yaşayabilen Tek Hücreli Bir Canlı

                Bilim adamları, çok zor koşullarda yaşayabilen bir canlıyı keşfettiler. Bu canlı 121oC’de yaşadığı için “Strain 121” adı verilen tek hücreli bir mikroorganizma. Uzmanların görüşüne göre, yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen bu tür canlılar, Dünya henüz soğumadan yaşamaya başlamış olabilirler.

                Devamı…

                 

                Çocuklar İçin: İlmi Mercek Sayı 43

                Dinimizi Öğrenelim: Allah Yaptığımız Hataları Affeder
                İnsan aciz olarak yaratılmıştır. Tüm hatalardan arınmış olan yalnızca Rabbimiz’dir. Bu nedenle hepimiz zaman zaman hata yaparız. Birçok konuda eksik düşünebilir, yanlış kararlar verebiliriz. Hatalı bir tavrımız olabilir. Ancak bizi yaratan ve bu eksikliklerimizi bilen Allah, yaptığımız hataları affeder.

                Devamı…

                More Articles…

                • Zor Şartlarda Rahatça Yaşayabilen Bitkiler
                • Allah’ın Detay Sanatı 4
                • Enzimler Yaşamınızı Nasıl Kolaylaştırıyor?
                • Antibiyotik Üreten Zürafalar

                  Yeşil Nefes

                  Yaşamak için oksijene duyduğumuz ihtiyaç söylemeye bile gerek bırakmayacak kadar açıktır. Bilindiği gibi dünyadaki oksijen döngüsünün kaynağı fotosentezdir. Fotosentez Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini tanımak isteyen her insanın yakından incelemesi gereken bir işlemdir. Fotosentez, bilim adamlarının bugün bile tam olarak çözemedikleri eşsiz bir tasarımdır. Elektronlar, atomlar ve moleküller vasıtasıyla yapıldığı için bu işlemi asla çıplak gözle göremeyiz fakat sonuçlarını bizzat yaşayarak hissederiz.

                  Devamı…

                  Enzimler Yaşamınızı Nasıl Kolaylaştırıyor?

                  Günümüzde doğadan esinlenilerek geliştirilen pek çok teknoloji vardır. Örneğin; göze bakılarak kamera ve fotoğraf makineleri, yusufçuk örnek alınarak da helikopterler tasarlanmıştır. Enzimler de son dönemlerde bilim adamları tarafından bu alanda örnek alınan maddelerden biridir.

                  Enzimler; bir hücreyi düzen içinde çalışan son derece gelişmiş minyatür bir fabrika haline dönüştüren proteinlerdir.

                  Bir enzim, içinde mikroskobik boyutta yüzden fazla yapı taşının üç boyutlu bir şekilde birleştiği, muhteşem yapısı ile insanların zorlukla çözebileceği detaya sahip, kimyasal bir mucizedir. Bu kimyasal maddenin ikinci bir mucizevi yönü ise doğada bizlere hazır olarak sunulmuş olmasıdır. İşte bunun gibi birçok avantajları nedeniyle, mikroskobik boyuttaki enzimler günümüz endüstrisinde doğrudan kullanılmaktadırlar.

                  Peki bu nasıl gerçekleşir?

                  Bunun cevabını uzakta aramanıza gerek yoktur.

                  Enzimler Kirli Çamaşırları Nasıl Temizler?

                  • Evlerde kullanılan çamaşır deterjanı, enzimlerin varlığı sonucu geliştirilmiş endüstriyel bir üründür.
                  • Çamaşır deterjanlarında kullanılan enzimlerin başında proteazlar gelmektedir. Bu enzimlerin varlığı önemlidir, çünkü bilindiği gibi proteazlar sindirimde proteinleri parçalayan enzimlerdir. Dolayısıyla giysinizdeki bir protein lekesi de yine bu enzim sayesinde kolaylıkla çıkabilmektedir. Örneğin çim, kan, yumurta gibi lekeler bu enzimlerin yardımı ile ortadan kaldırılmaktadır.
                  • Söz konusu leke yapıcı maddeler genellikle giysilerin lifleri arasında sıkıca yapışma eğilimindedirler. Bu enzimler, bir çeşit tutkal gibi iş görüp, onları bulundukları yerden çıkartmaktadırlar.
                  • Deterjanlarda aynı zamanda yağları parçalayan lipaz enzimi de görev yapmaktadır. Bunlar da, tahmin edileceği gibi yağ lekelerini ortadan kaldırırlar. Giysi üzerinde buldukları yağ moleküllerine bağlanır, onları parçalar ve amino asit parçalarına dönüştürürler.

                  Tekstilde Kimyasallar Yerine Enzimler Kullanılıyor

                  Pamuk ve pamuk karışımı kumaşların dokunması sırasında, dokumayı oluşturan uzun iplikler, yapışkan bir madde ile kaplanmaktadır. Bunun amacı dokuma sırasında iplerin kopmasını engellemektir. Bu işlem için kullanılan madde ise nişasta ve nişasta türevleridir. Ancak dokuma işlemi bittikten sonra kumaşın diğer işlemlere girebilmesi için nişastadan arındırılması gerekmektedir. Bu işlem aslında asitler, bazlar, oksitleyici maddeler gibi güçlü kimyasal maddelerle yapılabilir. Ancak günümüzde bunlara gerek kalmadan bu işlem enzimler sayesinde kolaylıkla yapılabilmektedir. Amilaz enzimi, kumaşa zarar vermeden kumaştaki nişastayı hemen parçalayabilir. Bu işlemde enzim kullanılmasının bir üstünlüğü de, enzimin çevreye zarar vermemesidir. İşlem sonucunda ortaya çıkan atık sular, çevreye daha uyumludur.

                  Enzimler Kumaşları Nasıl Parlatır?

                  Tekstilde aynı zamanda kumaşların parlatılmasında da enzimlerden faydalanılmaktadır. İpliğin üzerinde oluşan tüyler, yani fibrinler, enzimler tarafından parçalanıp ortadan kaldırılmaktadır. Yine boyanmadan önce hidrojen peroksit tarafından ağartılan kumaşlar için de katalaz enzimi kullanılır. Katalaz, oldukça büyük bir hızla hareket eden bir enzimdir. İşte bu nedenle enzimin çok az bir miktarı bile, hidrojen peroksiti ortadan kaldırmaya yetmektedir.

                  Enzimler Meyve Suyu Yapımında Nasıl Kullanılır?

                  Enzimler şeker, hayvan yemi, meyve suyu, kağıt ve deri endüstrisi gibi alanlarda da yoğun olarak kullanılmaktadır. Meyve suyu yapımında, özellikle elma suyu üretiminde çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu durum özel enzimler yardımıyla çözülebilmektedir. Elma suyu, içinde büyük miktarda nişasta içeren bir meyve suyudur. Eğer berrak meyve suyu elde etmek isteniyorsa, nişastanın parçalanması gerekmektedir. İşte bu sorun, nişasta parçalayıcı enzimlerin devreye girmeleri ile çözülür.

                  Enzimler Doğadan Nasıl Elde Edilir?

                  Bunun için Allah’ın doğada yarattığı çok büyük bir imkan vardır: Mikroorganizmalar. Tek bir mikroorganizma 1000’den fazla enzim çeşidine sahiptir. Bilim adamları, farklı enzim çeşitlerine ulaşabilmek için dünyanın farklı bölgelerinden çeşitli mikroorganizmalar toplamakta ve onları incelemektedirler. İstenilen işi yapan enzim bulunana kadar mikroorganizmalar üzerindeki bu araştırmalar devam etmektedir. İstenilen enzim bulunduğunda ise, organizma genetik olarak değiştirilmekte ve istenilen enzimi çok daha fazla miktarda üretmesi sağlanmaktadır. Daha sonra mikroorganizma fermente edilerek bu enzimler açığa çıkmaktadır. Fermantasyon sonucunda oluşan atıklar da gübre olarak değerlendirilebilmektedir.(Bilim ve Teknik, Tubitak Yayınları, Ekim 1999, sf. 74-80) Bunun dışında bitkilerden, büyükbaş hayvanların pankreasından, tavuk ve sığırların sindirim organlarından da enzimler elde edilmektedir.

                  Enzimleri Hakkında Kısa Kısa…

                  • Enzimler ancak belirli bir ısı ve pH değeri içinde işlevlerini yerine getirebilirler.
                  • Enzimlerin genel anlamda canlı kalabildikleri ısı aralığı 30-70oC’dir ve buna “optimum sıcaklık” denir.( Bilim ve Teknik, Ekim 1999, sf. 75) Bu oldukça özel bir ısı aralığıdır, çünkü insan vücudunun ortalama sıcaklığı 36.5oC’dir ve bu sıcaklık, insan bedenine ait enzimlerin çalışması için en uygun olandır.
                  • Optimum sıcaklığın biraz üzerinde enzimler etkisiz olmalarına rağmen, sıcaklık düşünce tekrar etkili hale geçebilirler. Fakat bu yüksek sıcaklık devam ederse veya biraz daha yükselirse, enzimler tümüyle etkilerini yitirirler. Çünkü, enzimler üçüncül yapıya sahiplerdir ve yüksek sıcaklıkta sahip oldukları helozonik üç boyutlu yapıyı kaybederler. Enzimlerin bu yapısı parçalanır ve eski düzenini yitirir. Sonunda işlev göremez hale gelirler.
                  • Düşük sıcaklıkta da enzimler işlevsiz kalırlar. Fakat düşük sıcaklık enzimlerin yapısını bozmaz. Sıcaklık eski haline döndüğünde etkinlik yine başlar. Bu yöntemden dondurulmuş gıdalar sektöründe sıklıkla faydalanılmaktadır.(Enzimlerin Yapısı ve İşleyişi) Gıdalar, dondurularak uzun süre saklanmakta, çözüldüklerinde tekrar aktif hale geçen enzimleri sayesinde yeniden eski besin değerlerinin büyük bir kısmına kavuşmaktadırlar.

                  Enzimler Birer Yaratılış Mucizesidir

                  İnsan, bilgi ve teknoloji kullanarak, aşağıdaki işlemleri gerçekleştirmenin yollarını bulabilmek için oldukça fazla çaba harcamıştır.

                  Örneğin sadece nişastanın ayrıştırılması için oldukça sert şartlara ihtiyaç duyulmuş, çok fazla sayıda kimyasal madde kullanılmış, endüstriyel ürün üzerinde istenen sonuç tam olarak elde edilemediği gibi, atık maddeler de genellikle zehirli olmuştur. Ancak enzimler, adeta sadece bu görevle sorumlu birimler gibi, olay yerine girip, ilgili maddeyi bulup, onu tam anlamıyla ortadan kaldırmaktadırlar. Geriye, bu maddeyi oluşturan amino asitleri ve diğer küçük maddeleri bırakırlar ki bunlar da doğaya canlıların yapıtaşları olarak geri dönerler.

                  Hiçbir insan, hiçbir teknoloji;

                  • Bir proteine, sadece tek bir maddeye yönelerek onu parçalama özelliği veremez.
                  • Bir kumaşın üzerinde, sadece tek bir yağ molekülüne saldırması gerektiğini öğretemez.
                  • Onu, tam insanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde belirli ısı aralıklarında çalışır hale getiremez.
                  • Yaptığı iş sonucunda atıklarından fayda elde edilebilecek bir hale getiremez.

                  İnsan, bir proteini, onu oluşturan amino asitlerin doğru sırada dizilimini bile meydana getirememiştir. Dolayısıyla, tüm bunları gerçekleştirmek için doğada hazır bulunan, kendisinin ve diğer tüm insanların hizmetine sunulmuş olan enzimleri kullanır. Onu, incelediği mikroorganizmaların içinde hazır bulabilir. Araştırdıkça, daha fazla enzimle karşılaşır. Hayatını kolaylaştıracak çok önemli bir yardımcı, kolaylıkla, her yerde ulaşabileceği mikroorganizmaların içinde paketlenmiş bir hediye gibi kendisine sunulmuştur.

                  Bu nimet, Allah’ın ikramıdır. İnsanlara karşılıksız sunulmuştur. Bir kolaylık, bir güzellik, bir nimet olarak verilmiştir. Onları mikroorganizmalarda var eden de, onlara kendilerine has özellikler veren de, onları keşfettiren, üzerlerinde araştırma yapacak yeteneği, bilgiyi, imkanı veren de Yüce Allah’tır. Bu gerçek Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

                  “Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur, itaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O’nundur. Böyleyken Allah’tan başkasından mı korkup-sakınıyorsunuz? Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız.” (Nahl Suresi, 52-53)

                  Antenlerle Haberleşen Sağır Arılar

                  Arıların koku alma organları antenlerinin üzerinde bulunur. Anteninin içine doğru beyninden gelen koklama sinirleri uzanır. Ancak bu sinirler koku maddeleriyle doğrudan temas etmezler. Çünkü böceklerin vücudu -antenler de dahil olmak üzere- kabuk ile kaplıdır. Arı antenleri mikroskop altında incelendiğinde antenin üzerinde pek çok delik dikkati çeker.

                  Devamı…

                  Yeryüzünde Yaşamın Devamlılığı İçin Gerekli Olan Bitkisel Planktonlar

                  Planktonlar deniz altındaki yaşam zincirinin en önemli, halkalarındandır. Bu canlıların boyutları birkaç mikrometreyi geçmez. Bu boyut canlıların gözle görülemeyecek kadar ufak olduklarının ifadesidir. Peki gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu canlıları böylesine önemli, hatta yaşamın devamlılığı için zorunlu yapan hangi özellikleridir?

                  Devamı…

                  Enzimler Yaşamınızı Nasıl Kolaylaştırıyor?

                  Günümüzde doğadan esinlenilerek geliştirilen pek çok teknoloji vardır. Örneğin; göze bakılarak kamera ve fotoğraf makineleri, yusufçuk örnek alınarak da helikopterler tasarlanmıştır. Enzimler de son dönemlerde bilim adamları tarafından bu alanda örnek alınan maddelerden biridir.

                  Enzimler; bir hücreyi düzen içinde çalışan son derece gelişmiş minyatür bir fabrika haline dönüştüren proteinlerdir.

                  Bir enzim, içinde mikroskobik boyutta yüzden fazla yapı taşının üç boyutlu bir şekilde birleştiği, muhteşem yapısı ile insanların zorlukla çözebileceği detaya sahip, kimyasal bir mucizedir. Bu kimyasal maddenin ikinci bir mucizevi yönü ise doğada bizlere hazır olarak sunulmuş olmasıdır. İşte bunun gibi birçok avantajları nedeniyle, mikroskobik boyuttaki enzimler günümüz endüstrisinde doğrudan kullanılmaktadırlar.

                  Peki bu nasıl gerçekleşir?

                  Bunun cevabını uzakta aramanıza gerek yoktur.

                  Enzimler Kirli Çamaşırları Nasıl Temizler?

                  • Evlerde kullanılan çamaşır deterjanı, enzimlerin varlığı sonucu geliştirilmiş endüstriyel bir üründür.
                  • Çamaşır deterjanlarında kullanılan enzimlerin başında proteazlar gelmektedir. Bu enzimlerin varlığı önemlidir, çünkü bilindiği gibi proteazlar sindirimde proteinleri parçalayan enzimlerdir. Dolayısıyla giysinizdeki bir protein lekesi de yine bu enzim sayesinde kolaylıkla çıkabilmektedir. Örneğin çim, kan, yumurta gibi lekeler bu enzimlerin yardımı ile ortadan kaldırılmaktadır.
                  • Söz konusu leke yapıcı maddeler genellikle giysilerin lifleri arasında sıkıca yapışma eğilimindedirler. Bu enzimler, bir çeşit tutkal gibi iş görüp, onları bulundukları yerden çıkartmaktadırlar.
                  • Deterjanlarda aynı zamanda yağları parçalayan lipaz enzimi de görev yapmaktadır. Bunlar da, tahmin edileceği gibi yağ lekelerini ortadan kaldırırlar. Giysi üzerinde buldukları yağ moleküllerine bağlanır, onları parçalar ve amino asit parçalarına dönüştürürler.

                  Tekstilde Kimyasallar Yerine Enzimler Kullanılıyor

                  Pamuk ve pamuk karışımı kumaşların dokunması sırasında, dokumayı oluşturan uzun iplikler, yapışkan bir madde ile kaplanmaktadır. Bunun amacı dokuma sırasında iplerin kopmasını engellemektir. Bu işlem için kullanılan madde ise nişasta ve nişasta türevleridir. Ancak dokuma işlemi bittikten sonra kumaşın diğer işlemlere girebilmesi için nişastadan arındırılması gerekmektedir. Bu işlem aslında asitler, bazlar, oksitleyici maddeler gibi güçlü kimyasal maddelerle yapılabilir. Ancak günümüzde bunlara gerek kalmadan bu işlem enzimler sayesinde kolaylıkla yapılabilmektedir. Amilaz enzimi, kumaşa zarar vermeden kumaştaki nişastayı hemen parçalayabilir. Bu işlemde enzim kullanılmasının bir üstünlüğü de, enzimin çevreye zarar vermemesidir. İşlem sonucunda ortaya çıkan atık sular, çevreye daha uyumludur.

                  Enzimler Kumaşları Nasıl Parlatır?

                  Tekstilde aynı zamanda kumaşların parlatılmasında da enzimlerden faydalanılmaktadır. İpliğin üzerinde oluşan tüyler, yani fibrinler, enzimler tarafından parçalanıp ortadan kaldırılmaktadır. Yine boyanmadan önce hidrojen peroksit tarafından ağartılan kumaşlar için de katalaz enzimi kullanılır. Katalaz, oldukça büyük bir hızla hareket eden bir enzimdir. İşte bu nedenle enzimin çok az bir miktarı bile, hidrojen peroksiti ortadan kaldırmaya yetmektedir.

                  Enzimler Meyve Suyu Yapımında Nasıl Kullanılır?

                  Enzimler şeker, hayvan yemi, meyve suyu, kağıt ve deri endüstrisi gibi alanlarda da yoğun olarak kullanılmaktadır. Meyve suyu yapımında, özellikle elma suyu üretiminde çeşitli sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu durum özel enzimler yardımıyla çözülebilmektedir. Elma suyu, içinde büyük miktarda nişasta içeren bir meyve suyudur. Eğer berrak meyve suyu elde etmek isteniyorsa, nişastanın parçalanması gerekmektedir. İşte bu sorun, nişasta parçalayıcı enzimlerin devreye girmeleri ile çözülür.

                  Enzimler Doğadan Nasıl Elde Edilir?

                  Bunun için Allah’ın doğada yarattığı çok büyük bir imkan vardır: Mikroorganizmalar. Tek bir mikroorganizma 1000’den fazla enzim çeşidine sahiptir. Bilim adamları, farklı enzim çeşitlerine ulaşabilmek için dünyanın farklı bölgelerinden çeşitli mikroorganizmalar toplamakta ve onları incelemektedirler. İstenilen işi yapan enzim bulunana kadar mikroorganizmalar üzerindeki bu araştırmalar devam etmektedir. İstenilen enzim bulunduğunda ise, organizma genetik olarak değiştirilmekte ve istenilen enzimi çok daha fazla miktarda üretmesi sağlanmaktadır. Daha sonra mikroorganizma fermente edilerek bu enzimler açığa çıkmaktadır. Fermantasyon sonucunda oluşan atıklar da gübre olarak değerlendirilebilmektedir.(Bilim ve Teknik, Tubitak Yayınları, Ekim 1999, sf. 74-80) Bunun dışında bitkilerden, büyükbaş hayvanların pankreasından, tavuk ve sığırların sindirim organlarından da enzimler elde edilmektedir.

                  Enzimleri Hakkında Kısa Kısa…

                  • Enzimler ancak belirli bir ısı ve pH değeri içinde işlevlerini yerine getirebilirler.
                  • Enzimlerin genel anlamda canlı kalabildikleri ısı aralığı 30-70oC’dir ve buna “optimum sıcaklık” denir.( Bilim ve Teknik, Ekim 1999, sf. 75) Bu oldukça özel bir ısı aralığıdır, çünkü insan vücudunun ortalama sıcaklığı 36.5oC’dir ve bu sıcaklık, insan bedenine ait enzimlerin çalışması için en uygun olandır.
                  • Optimum sıcaklığın biraz üzerinde enzimler etkisiz olmalarına rağmen, sıcaklık düşünce tekrar etkili hale geçebilirler. Fakat bu yüksek sıcaklık devam ederse veya biraz daha yükselirse, enzimler tümüyle etkilerini yitirirler. Çünkü, enzimler üçüncül yapıya sahiplerdir ve yüksek sıcaklıkta sahip oldukları helozonik üç boyutlu yapıyı kaybederler. Enzimlerin bu yapısı parçalanır ve eski düzenini yitirir. Sonunda işlev göremez hale gelirler.
                  • Düşük sıcaklıkta da enzimler işlevsiz kalırlar. Fakat düşük sıcaklık enzimlerin yapısını bozmaz. Sıcaklık eski haline döndüğünde etkinlik yine başlar. Bu yöntemden dondurulmuş gıdalar sektöründe sıklıkla faydalanılmaktadır.(Enzimlerin Yapısı ve İşleyişi) Gıdalar, dondurularak uzun süre saklanmakta, çözüldüklerinde tekrar aktif hale geçen enzimleri sayesinde yeniden eski besin değerlerinin büyük bir kısmına kavuşmaktadırlar.

                  Enzimler Birer Yaratılış Mucizesidir

                  İnsan, bilgi ve teknoloji kullanarak, aşağıdaki işlemleri gerçekleştirmenin yollarını bulabilmek için oldukça fazla çaba harcamıştır.

                  Örneğin sadece nişastanın ayrıştırılması için oldukça sert şartlara ihtiyaç duyulmuş, çok fazla sayıda kimyasal madde kullanılmış, endüstriyel ürün üzerinde istenen sonuç tam olarak elde edilemediği gibi, atık maddeler de genellikle zehirli olmuştur. Ancak enzimler, adeta sadece bu görevle sorumlu birimler gibi, olay yerine girip, ilgili maddeyi bulup, onu tam anlamıyla ortadan kaldırmaktadırlar. Geriye, bu maddeyi oluşturan amino asitleri ve diğer küçük maddeleri bırakırlar ki bunlar da doğaya canlıların yapıtaşları olarak geri dönerler.

                  Hiçbir insan, hiçbir teknoloji;

                  • Bir proteine, sadece tek bir maddeye yönelerek onu parçalama özelliği veremez.
                  • Bir kumaşın üzerinde, sadece tek bir yağ molekülüne saldırması gerektiğini öğretemez.
                  • Onu, tam insanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde belirli ısı aralıklarında çalışır hale getiremez.
                  • Yaptığı iş sonucunda atıklarından fayda elde edilebilecek bir hale getiremez.

                  İnsan, bir proteini, onu oluşturan amino asitlerin doğru sırada dizilimini bile meydana getirememiştir. Dolayısıyla, tüm bunları gerçekleştirmek için doğada hazır bulunan, kendisinin ve diğer tüm insanların hizmetine sunulmuş olan enzimleri kullanır. Onu, incelediği mikroorganizmaların içinde hazır bulabilir. Araştırdıkça, daha fazla enzimle karşılaşır. Hayatını kolaylaştıracak çok önemli bir yardımcı, kolaylıkla, her yerde ulaşabileceği mikroorganizmaların içinde paketlenmiş bir hediye gibi kendisine sunulmuştur.

                  Bu nimet, Allah’ın ikramıdır. İnsanlara karşılıksız sunulmuştur. Bir kolaylık, bir güzellik, bir nimet olarak verilmiştir. Onları mikroorganizmalarda var eden de, onlara kendilerine has özellikler veren de, onları keşfettiren, üzerlerinde araştırma yapacak yeteneği, bilgiyi, imkanı veren de Yüce Allah’tır. Bu gerçek Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

                  “Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur, itaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O’nundur. Böyleyken Allah’tan başkasından mı korkup-sakınıyorsunuz? Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız.” (Nahl Suresi, 52-53)

                  More Articles…

                  • Anne Timsahın Şefkati
                  • Yapraklardaki Gözenekler Olmasaydı
                  • Enzimlerin Hayatımızdaki Önemi
                  • Anne Antilop Yavrusunu Nasıl Korur?

                    Tohumlar Toprağı Kazarak Nasıl Hareket Ederler?

                    Buğday başağı, parlak sarı rengi, uzun ince bir sap üzerinde sıralanmış tohumları ve sert diken gibi görünüm veren püskül biçimindeki kılçıkları ile oldukça estetik bir görünüme sahiptir. Ancak başağın estetik bir görünüm kazanmasında önemli bir payı olan bu kılçıklar, tohumların dağılması ve yayılmasını sağlarlar. Bilim adamları buğday tohumunun hareket etme işlevini anlayabilmek için tohum dokusunun içinde kas sistemine benzeyen veya hareket etmeyi sağlayan herhangi farklı bir sistemin varlığını araştırmışlardır.

                    Devamı…

                    Enzimlerin Özellikleri

                    Sadece tek bir uzvunuzu hareket ettirmek için vücudunuzda birçok işlem gerçekleşir. İşlemler, aldığınız karar ile başlar ve temele doğru inildikçe daha da kompleks bir hal alır. Beyninizde emrin oluşması ile başlayan reaksiyonlar silsilesi, sayı olarak belki de milyarları bulmakta, bunların tümü için vücudunuzda sayısız enzim görev yapmaktadır. Yapmak istediğiniz sıradan bir hareket için dahi, hücreler içinde çok sayıda işlem birbiri ardınca devam eder. Tek bir hareketiniz için milyarlarca işlem gerçekleşirken, aynı anda beyniniz çalışmakta, kalbiniz atmakta, vücudunuza giren besinler sindirilmekte tüm organlar fonksiyonlarını hatasız ve sistemli şekilde sürdürmektedir. Enzimlerin ve onları kontrol altında tutan büyük moleküllerin de herhangi bir şey yapmaya güçleri yoktur. Tümü Allah’ın emriyle hareket eder.

                    • Enzimler; bir hücreyi düzen içinde çalışan son derece gelişmiş minyatür bir fabrika haline dönüştüren proteinlerdir.
                    • Enzimler ancak belirli bir ısı ve pH değeri içinde işlevlerini yerine getirebilirler.
                    • Enzimlerin genel anlamda canlı kalabildikleri ısı aralığı 30-70oC’dir ve buna “optimum sıcaklık” denir. Bu oldukça özel bir ısı aralığıdır, çünkü insan vücudunun ortalama sıcaklığı 36.5oC’dir ve bu sıcaklık, insan bedenine ait enzimlerin çalışması için en uygun olandır.
                    • Optimum sıcaklığın biraz üzerinde enzimler etkisiz olmalarına rağmen, sıcaklık düşünce tekrar etkili hale geçebilirler. Fakat bu yüksek sıcaklık devam ederse veya biraz daha yükselirse, enzimler tümüyle etkilerini yitirirler. Çünkü, enzimler üçüncül yapıya sahiplerdir ve yüksek sıcaklıkta sahip oldukları helozonik üç boyutlu yapıyı kaybederler. Enzimlerin bu yapısı parçalanır ve eski düzenini yitirir. Sonunda işlev göremez hale gelirler.
                    • Düşük sıcaklıkta da enzimler işlevsiz kalırlar. Fakat düşük sıcaklık enzimlerin yapısını bozmaz. Sıcaklık eski haline döndüğünde etkinlik yine başlar. Bu yöntemden dondurulmuş gıdalar sektöründe sıklıkla faydalanılmaktadır. Gıdalar, dondurularak uzun süre saklanmakta, çözüldüklerinde tekrar aktif hale geçen enzimleri sayesinde yeniden eski besin değerlerinin büyük bir kısmına kavuşmaktadırlar.

                    İnce İğne Karidesinin Usta Kamuflajı

                    Resimde görülen ve dış görünüş olarak birbirlerine tıpatıp benzeyen bu canlılar gerçekte birbirlerinden çok farklı türlere aittir. Görüldüğü gibi üstteki canlının, alttaki canlının bir parçası olmadığını, tamamen bağımsız bir canlı olduğunu söylemek son derece zordur. İnce iğne karidesinin şekli, desenleri ve renkleri siyah mercanların ve deniz kamçılarının dallarının oluşturduğu ortama çok büyük bir uyum sağlamaktadır. Yüce Rabbimiz Allah deniz altında yarattığı canlılardaki renk ve desen çeşitliliği ile bize benzersiz yaratma sanatının üstünlüğünü tanıtmaktadır.

                    Seyahate Çıkan Bitkiler

                    Bitkiler toprakta sabit gibi görünebilirler ama aslında onlar da gezer ve seyahat ederler. Üstelik bazıları dünya turuna bile çıkar. Bitkilerin bu seyahatleri evrimciler tarafından ortaya atılan “bitkilerin sözde tesadüfen hareket ettikleri” iddiasını temelinden çürütmektedir. Çünkü Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki dokuz ayrı tür üzerinde yapılan genetik araştırmalar bu bitkilerin dünyaya geldikleri ilk yaşam bölgelerinden 1000 km uzağa gittiklerini göstermiştir.

                    Devamı…

                    Enzim İnhibitörleri (Enzim Engelleyicileri)

                    Enzimler, bedenimizde sürekli olarak faaliyet halinde olan proteinlerdir. Organeller arası haberleşmeler sonucunda ne zaman nerede harekete geçmeleri gerektiğini bilir ve hiç durmadan çalışırlar. Ancak bazı zamanlarda artık durdurulmaları, faaliyetlerinin engellenmesi gerekmektedir.

                    Devamı…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: